SAYI 58 · DENEME
AĞUSTOS 2026 · 1 AĞUSTOS

Konfor Alanı

Bir bardak çay sürer · 3 dk

Metinden bir parça seç: altını çiz, kenarına not düş ya da kart yap.

Bazı tabirler vardır; ilk duyduğunuzda makul gelir, ikinci defa işittiğinizde tebessüm ettirir, üçüncü tekrarında ise insanın sinir uçlarına usul usul dokunmaya başlar. Hele bir de memleketin ortak aklı tarafından “tavsiye” makamına terfi ettirilmişlerse, artık onlardan kaçacak yeriniz de kalmaz. Bende bunun ilk emaresi, sol göz kapağımın hafiften seğirmesidir.

Bir vakitler “büyük resme bakmak” modası vardı. Neyi anlamakta müşkül çekerseniz çekin, kabahat sizdeydi çünkü büyük resmi göremiyordunuz. Büyük resim öyle mübarek bir şeydi ki onu görenler nedense bir türlü tarif etmeye lüzum görmezlerdi. Sadece sizin göremediğinizi söylerlerdi. İnsan görmediği bir resim yüzünden cehaletiyle itham edilince, ister istemez sinir katsayısı yükseliyor.

Şimdilerde ise aynı makamı “konfor alanından çıkmak” tabiri işgal etmiş görünüyor.

Ne zaman insan kendinden hoşnutsuz olsa, “Artık yeni bir sayfa açayım.” diye internetin kapısını aralasa, karşısına kaşları çatık, sesi tok bir vaiz misali biri çıkıyor:

“Konfor alanından çık!”

“Lahavle” deyip başka bir mecraya geçiyorsunuz. Bu defa bıyığı yeni terlemiş hevesli bir gençten, akademik kariyerinin son basamağında nefes tüketen muhtereme kadar uzanan geniş bir YouTube aristokrasisi aynı nasihati farklı tonlarda tekrar ediyor. Hikâyeler de birbirine benziyor.

Kabuk değiştiren ıstakoz…

Kırk yaşına gelince gagasını kayalara vurup kıran, tüylerini yolarak kendini yeniden yaratan kartal…

Yıllarca yerin altında bekleyip birden göğe yükselen bambu…

Kozasından büyük zahmetlerle çıkarken aslında kanatlarını kuvvetlendiren kelebek…

Anlatan öyle bir şevkle anlatıyor ki insan, kendisini yarım saat içinde bambaşka biri olacağına inandıracak hâle geliyor.

Tam ben de bu heyecana kapılmış; “Evet, benim de konfor alanımdan çıkmam gerekiyor galiba.” demişken, şöyle bir etrafıma bakıyorum. Meğer benim pek de öyle ahım şahım bir konfor alanım yokmuş.

Çık denilen yer neresi?

İnsan önce onu bir bilse…

Doğrusu, bu tavsiyeyi yalnız internet mahfillerinde işitsek yine iyi. Arada bir yüz yüze sohbetlerde de önünüze bırakılıyor. O vakit yine sol gözüm seğirmeye başlıyor. Kendimi zor tutuyorum.

İçimden, “Aziz kardeşim!” diyorum; “Bir etrafına baksana. Bu memlekette insanların önemli bir kısmı zaten sekiz on senedir kendi istekleriyle değilse bile hayatın tokadıyla konfor alanlarından çıkmış yahut çıkarılmış durumda. Şimdi onların hâline bak da bir muhasebe et.”

Elbette bu sözü, “Çalış, gayret et, rahatından biraz fedakârlık yap.” manasında kullanıyorsanız, ona kimsenin itirazı olmaz. İnsan, emek vermeden hiçbir yere varamaz. Lakin bugünkü kullanım bundan çok daha iddialı. Sanki insanın huzur duyduğu her şey gelişimin düşmanı ilan edilmiş gibi…

İşin tuhaf tarafı, bu afili tavsiye yalnız kişisel gelişim kürsülerinde de kalmıyor. Eve dönüp eski evinin rahatını arayan hanımınıza, “Hanım, herkes söylüyor; sen de biraz konfor alanından çık.” deme cesaretini gösterebilir misiniz? Ardından ıstakozun kabuğunu, kelebeğin kozasını, kartalın sözüm ona taşlarda kırdığı gagasını anlatarak aile huzurunu temin etmeye çalışın bakalım.

Olmaz. Çünkü hayat, sosyal medya videolarından biraz daha inatçı bir şeydir.

Bence konfor alanı terk edilecekse bile bunun bir hesabı, bir planı, bir emniyet supabı olmalıdır. İnsan mevcut düzenini bozarken yerine ne koyacağını da hesap etmelidir. Yeni bir konfor alanı inşa etmenin de bir maliyeti vardır. Her kabuk değişimi büyüme getirmez; bazen insanı soğuğa ve rüzgâra karşı savunmasız da bırakabilir.

Belki meseleyi biraz mübalağaya kaçırdım.

Lakin her devrin modası olan bu parlak cümlelere karşı insanın zihninde küçük bir ihtiyat payı bulunmasında fayda var.

Velhasıl, siz siz olun; yeni bir sığınak edinmeden eskisini yıkmaya pek de heves etmeyin. Gün gelir, insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey büyük başarılar değil, başını sokabileceği mütevazı bir konfor alanı olur. Hele emeklilikte…

Alıntı kartı

Kart hazırlanıyor…
İndir

1080 × 1350 piksel; Instagram ve WhatsApp durumuna uygun.

Yazara mektup

Mektup yazmak için kütüphane kartın olmalı. Giriş yaptıktan sonra bu sayfaya döneceksin.

GİRİŞ YAP

Yazarın diğer yazıları

Tümü

Aynı sayıdan

Sayı 58
DİNLE · CİHAZIN TÜRKÇE SESİ