Tefrika
Her sabah bir bölüm

Ceket

  1. 1
  2. 2
  3. 3
  4. 4
  5. 5

BÖLÜM 4 · 6 EKİM

Yaşlı kadın Zehra’nın arkasından acıyarak baktı. “Pek de tazecikmiş. Kocasına bir şey olmasa bari. Bu gencecik yaşta dul kalmak da zor.” diye kendi kendine mırıldandı. Kız onu bilememişti ama o düğünlerine gelmiş, bir çeyrek bile takmıştı. Öteden beri gidip geldikleri bir aileydi. Hasan’ı pek görmemişti okulundan sebep. Hem yüzünü yıkadı hem düşündü, “Demek o doktor da oradaymış ha! Ne işi varmış ki traktörde?”

Annesi onu kapıda karşıladı.

– Geldin mi kızım? Merak etmeye başlamıştım. Bir yerde düştü bayıldı mı dedim. Başından da ayrılamadım.

– Bir değişiklik var mı?

– Yok kızım. Aynı. Bıraktığın gibi.

Gülümser Hanım belli etmeden kızını süzüyor, gecikmesinin sebebini anlamaya çalışıyordu. “Yanımda rahat olamadıysa zaar. Oturmuş, ağlamıştır biraz kendi kendine. Ana da olsa bazen insan öz evladına yardımdan âciz kalıyor. Kadersiz yavrum benim!” Son cümleyi sesli söylediğini fark etmedi.

– Bir şey mi dedin anne?

– Yok kızım, sen bana bakma. Akıl mı kaldı dünden beri. İyice misin biraz daha?

– İyiyim. Sen merak etme. Sen eve git artık. Çocuk da babama kaldı. Acıkmışlardır. Babam yemek de yapamaz. Ben beklerim. Bir şeye ihtiyacı olursa…

Sözünü tamamlayamadı yine. Gözlerinden akan yaşlara hâkim olamadı.

– Keşke bir şeye ihtiyacı olsa! Uyansa. Su istese. “Çok acıktım.” dese. “Yatmaktan yoruldum ben.” deyip açsa gözlerini. “Akşama kadar çalışmaktan öyle yorulmuşum ki uyuyakalmışım, ne çok uyumuşum!” dese.

– Zehra! Kızım bırakma kendini. Bu hâldeyken bile bizi duyabiliyormuş. Senin moralin önemli. Dua edelim. Sen daha iyi biliyorsun bunları. Kur’an falan vardır yanında.

Sonraki bölüm

Tefrika tamamlandı: 5 bölümün hepsi açık.

Diğer tefrikalar