Tefrika
Her sabah bir bölüm

Ceket

  1. 1
  2. 2
  3. 3
  4. 4
  5. 5

BÖLÜM 2 · 4 EKİM

– Aması maması yok. Hadi lavaboya git, elini yüzünü yıka. Akşamdan beri bir lokma almadın ağzına.

Zehra istemeyerek de olsa kalktı. Ayaklarını sürüklercesine lavaboya doğru yürüdü. El yordamıyla yürüyordu çünkü zihni tamamen doluydu. Eşinin kaza yerindeki görüntüsü aklından çıkmıyor, hatırladıkça midesine kramplar giriyordu. Genzini yakan çamaşır suyu kokusu zihnindeki kan kokusunu bastırınca nihayet hedeflediği yere geldiğini anladı. Yüzüne çarptığı soğuk suyla ferahlamaya çalıştı. Bir an önce odaya varma arzusuyla hızla kapıya yönelince, ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüş yaşlıca bir kadınla burun buruna geldi. Kadının ak saçları, alelade bağlanmış kirli eşarbının kenarından çıkmış, yer yer ıslak yüzüne yapışmıştı.

– Affedersiniz. Acelem vardı da.

– Yok, önemli değil.

– Buyurun.

-Sağ ol yavrum. Senin de mi hastan var? Hâline bakılırsa durumu ağır.

Zehra sorulara muhatap olmadan, bir an önce çıkmaya çabalasa da, karşı taraf belli ki derdini açmak istiyordu. Kelimeler ağzından pek bir yorgun çıktı.

– Evet teyzeciğim. Eşim bir kaza geçirdi de.

– Allah şifa versin kızım. Benim oğlan da öyle. Şeftaliden dönerken traktör devrilmiş. Kanlar içinde kalmış kuzum. Haber edince apar topar geldim. Geldim ki ne göreyim. Boylu boyunca tarlanın kenarına uzatmışlar. Üstüne eski bir şal örtmüşler. Ölmüş sandım. Bayılmışım. Kolonya kokularına uyandım.

Sözün burasında Zehra heyecanlandı. Kendine hâkim olamayarak:

-Lafını kestim teyze. Nerede olmuş bu kaza?

– Değirmenci Halil’in tarlasını bildin mi?

Sonraki bölüm

Tefrika tamamlandı: 5 bölümün hepsi açık.

Diğer tefrikalar