Ne Zaman Kaybolsam Sana Geldim

Metinden bir parça seç: altını çiz, kenarına not düş ya da kart yap.
Müteşekkirim sana!
Çünkü ne zaman kaybolsam
İzimi sessizliğinde buldum.
Bir denizin ufkuna bakarken
Uzanıp kumlarına kuruldum.
Bazen okyanusun derinliklerinde balıklara karışarak
Bazen bir dağın zirvesinde rüzgârla yarışarak
Ya da gece yarısı, herkes susmuşken
Yalnızlığı dinleyerek…
Çünkü sen, yalnızca bir dosttan ibaret değilsin!
Bana kanat olan her sayfan bir kapı,
Önümde gizemli iklimlere açılan…
Kimi zaman aralığından hüzün sızdıran,
Kimi zaman ansızın yüzüme düşen güneş gibi
Sebebini bilmediğim bir tebessüm bırakan,
Kaybettiklerimi usulca hatırlatan…
Henüz sahip olmadıklarımı anlatan,
Bazen asil geçmişin rahlesinde hocam oldun,
Unuttuğum dersleri sabırla yeniden sordun.
Bazen geleceğin puslu adalarında bir rehber,
Yolumu kaybettiğimde uzakta beliren fener!
Bazen de karanlığın ardında umut var diyen,
En uzun gecelerde bile gönlüme şafak vadeden…
Bir ağacın gölgesinde çimlere uzanırken
Çağlar gözümde çağlar.
Hiç tanımadığım insanların sızısı ilişir içime,
Yüreğim kan ağlar.
Bir koltuğun kıyısında sana sarıldığım sabahlar
Hiç varmadığım şehirlerin sokakları
Ayak izlerimle dolar.
Sen, yer bulamadığım kalabalık seferlerde,
“Darılma; bütün yol senindir!” diyen tesellim
Fırtınaya tutulmuş günlerimde
Güven veren limanım.
Kendime yabancı düştüğüm vakitlerde
Hakikati gösteren cananım.
Belki de bundandır;
İnsanlar dostlukları yıllarla ölçerken
Sen bana bakar, sessizce gülümsersin serin serin.
Çünkü bazı dostluklar sözsüz anlaşır,
Ayrılmadan özletir, dokunmadan dokunur derin.
Ne eksilir zamanla ne de mesafeyle eğilir;
Her dönüşte yeniden filizlenir, yeniden yeşerir.
İşte sen böylesin:
Kapağını her açtığımda
Bana yeniden hayat veren nefesim,
Her kapattığımda içimde çalkalanan sesim.
Her satırında kendimi yeniden bulduğum,
Eksilmeyen hevesim
Kadim dostum, sevgili kitabım.