Evvel Zaman İçinde

Metinden bir parça seç: altını çiz, kenarına not düş ya da kart yap.
-zamanın unuttuğu masalları yeniden uyandıranlara ithafen-
bir tebessüm var dudaklarımda,
çocuk bakışlı anılardan
yadigâr kalan;
oflaz baharlar kadar mesut,
şafak güzeli kuşlar gibi şen…
enginlerde kaybolan
masallar anlatıyorum,
sihirli lambanın ışığında
yorgun gözlerime…
bir yaz gecesine dolan
ender ninniler gibi
zarafet doğuyor küllerin arasından,
zamanın kapısını aralayan!
muharrer, gümüş kanatlarında meleklerin
yankılı bir ses fısıldıyor içimde:
şatoda periler, devler inde—
evvel zaman içinde.
bir gizem var yanaklarımda,
hazandide gamzelerden
esinle süzülen;
titrek soluklar gibi yanık,
karlar kraliçesi kadar soğuk…
hayallerde iz olan
nağıllar sayıyorum,
sıralı dağlara nazır
sürgün düşlerime…
çöl fırtınasında savrulan
göçebe kumlar gibi
uçan halılar geçiyor bulutların üstünden,
yedi iklim dört bucağa yayılan!
sönük şavkında uzak bir ülkenin
mütemadi göz kırpıyor seyrinde:
çin’de maçin’de—
evvel zaman içinde.
bir özlem var sokaklarımda
seher yıldızından kırılan
tan yerine vabeste;
taş kulenin rapunzel’inde mahpus
mücerret umut gibi suspus…
kırk kapılı saraylardan geçen
epizotlar söylüyorum,
ormanın derinlerinde nabekâr,
müsvedde sözlerime…
doğunun bağrından yükselen
şehrazat belleği gibi
çift kanatlı kapı açılıyor binbir geceden,
uyuyan güzel inci serpiyor pencereden!
altın saçlı sabah doğuyor nihayet
mavilerin en derin yerinde,
masalın nabzı atıyor zinde—
evvel zaman içinde.